Hz.İdrisin Kitabı Olarak Bilinen Enoch'ta Hz.Mehdi
Hz. İdris peygamberin Enoch isimli kitabında ahir zamanda tüm dünyanın kurtarıcısı olarak gelecek olan Hz. Mehdi'ye ait birrtakım sırlar olduğunu söylemiştim. Şimdi yazıma ikinci bölümde devam ediyorum. Peygamberimizin hadislerine göre Hz. Mehdi şu anda dünyada, sadece zuhur vaktini bekliyor. Hz. İdris'in kitabı olan Enoch'u incelediğimizde peygamberimizin hadisleriye so derece mutabık olduğunu hayretle görüyoruz. Enoch isimli kitapta ahir zamanın büyük kurtarıcısı Hz. Mehdi ile ilgili yer alan diğer bilgiler şunlar:
Fakat zaman geldiğinde, Ruhların Rabbi'nin doğruluğun yargısına iman edenler bu yargıyı inkar edip O'nun adını saygısızca ananlar için hazırladığı güç, ceza ve hüküm olacak. O gün, seçilmişler için bir ahit günü ve günahkarlar için bir sorgu günü olarak hazırlandı. (Enoch, s. 156, bölüm 57, 6)
"Fakat zaman geldiğinde, ruhların Rabbinin doğruluğun yargısına iman edenler bu yargıyı inkar edip, O'nun adını saygısızca ananlar için hazırladığı güç ve ceza ve hüküm olacak. O gün seçilmişler için bir ahit günü ve günahkarlar için bir sorgu günü olarak hazırlandı. " Hem kıyamete bakıyor hem de dünyada da Hz. Mehdi aleyhtarlarının hukukla etkisiz hale getirileceği belirtiliyor.
Böylece Rab; krallara, prenslere, soylulara ve dünyada ikamet edenlere emretti: "Eğer Seçilmiş Olan'ı idrak edebilirseniz, gözlerinizi açın ve borularınızı yükseltin." (Enoch, s. 166, bölüm 57, 1)
"Böylece Rab, krallara, prenslere, soylulara, dünyada ikamet edenlere emretti", yani dünya yöneticilerine emretti. Eğer "seçilmiş olanı" yani Hz. Mehdi'yi idrak edebilirseniz, "gözlerinizi açın", yani farkına varabilirseniz, gözlerinizi açın.
Onlardan bir kısmı diğer bir kısmına bakacak. Hayrete düşecekler ve yüzleri eğilecek. Bu Kadının Oğlu'nu, (O'nun) Şan ile Şeref'inin tahtında otururken gördüklerinde sıkıntı onları kaplayacak. (Enoch, s. 166, bölüm 57, 5)
"Onlardan bir kısmı, diğer bir kısmına bakacak, hayrete düşecekler ve yüzleri eğilecek." "Bir kadının oğlunu şan ve şerefinin tahtında otururken gördüklerinde", çünkü Hz. Mehdi'nin babası yok, annesi var, ona işaret ediyor. Bakın "Bir kadının oğlunu şan ve şerefinin tahtında otururken", yani İslam'ın tahtında otururken, yani Müslümanların manevi lideri olarak "tahtında otururken gördüklerinde, sıkıntı onları kaplayacak" diyor. Bunalacaklar diyor karşıtları.
"Onlardan bir kısmı, diğer bir kısmına bakacak, hayrete düşecekler ve yüzleri eğilecek", yani suratları kayacak diyor sıkıntıdan.
Sonra krallar, prensler ve bütün dünyaya sahip olanlar, O'nu, o saklı olanı, tüm her şeyin hakimi olarak kutsayacaklar; çünkü başlangıçtan beri insanın Oğlu gizli şekilde yaşıyordu. Ali Olan, onu kendi kudretinde saklamıştı ve seçilmişe açıklamıştı. (Enoch, s. 168, bölüm 57, 6-7)
"Sonra krallar prensler bütün dünyaya sahip olanlar O'nu -saklı olanı- tüm, her şeyin hakimi olarak kutsayacaklar", yani saklı, gizli olan Hz. Mehdi'yi, hepsi sonra kutsayacaklar diyor. Yani onun manevi liderliğini kabul edecekler diyor. "Çünkü başlangıçtan beri insanın oğlu gizli şekilde yaşıyordu", Hz. Mehdi gizliydi zaten diyor. Hep saklanıyordu diyor. "Ali olan, onu kendi kudretinde saklamıştı ve seçilmişe açıklamıştı", yani Hz. Mehdi'yi sadece seçkin talebelerine göstermişti diyor. Bediuzzaman da diyor ya; "mukarreb ve havası ve seçkinler onu imanın nuruyla tanır" (Mektubat, s. 60). Aynısı 2000 yıllık kitapta var. Hz. Mehdiye tuzak kuranların yargılanacağı söyleniyor. Allah, Mehdi'ye zulmedenlere bela verip, onları etkisiz kılacağını söylüyor.
O günlerde, dünyaya sahip olan krallar, O'nun gazabının meleklerince cezalandırılacak. O kısa bir süre dinlensin ve huzurunda günahlarını itiraf edip eğilerek Ruhların Rabbi'ne tapsınlar diye her neredelerse yakalanıp getirilecekler. (Enoch, s. 170, bölüm 63, 1)
"O günlerde dünyaya sahip olanlar O'nun gazabından meleklerince cezalandırılacak."
O, her saklı şeyi aydınlatacak. Senin kudretin nesilden nesledir. Ve Senin Şan ile Şeref 'in ebedidir. Senin sırların derindir ve sayısızdır ve Senin doğruluğun hesaplanmaz. (Enoch, s. 170, bölüm 63, 3)
"O, -yani Hz. Mehdi-, saklı her şeyi aydınlatacak." "Senin kudretin nesilden nesledir", Mehdi'nin nesli; Hz. Mehdi Peygamberimiz'in neslinden geliyor ya, Hz. İbrahim'in". Bakın "nesilden nesledir" diyor. "Ve Senin şan ve şerefin ebedidir. Senin sırların derindir ve sayısızdır ve senin doğruluğun hesaplanmaz."
Bunun ardından, Ruhların Rabbi ile yaşayan İnsanın Oğlu'nun adı, yeryüzünün sakinlerince yüceltildi. (Enoch, s. 194, bölüm 70, 1)
"Bunun ardından Ruhların Rabbiyle yaşayan insanoğlunun adı", yani Hz. Mehdi'nin adı, "yeryüzünün sakinlerince yüceltildi." Yani herkes Hz. Mehdi'den bahsedecek diyor, hadislerde de aynısı var:
"Mehdi zuhur eder, HERKES SADECE ONDAN (Hz. Mehdi (as)'dan) KONUŞUR, onun (Hz. Mehdi (as)'ın) sevgisini içer ve ONDAN (Hz. Mehdi (as)'dan) BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSETMEZLER." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 33)
"Bir münadinin semadan "Hak, Hz. Muhammed (sav) ehlindedir" şeklinde bağırmasından sonra, Hz. Mehdi (as)'ın sevgisi insanların kalplerine yerleşecek ve ONDAN ((Hz. Mehdi (as)'dan) BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSEDİLMEYECEKTİR." (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)
"Arkasından göklere yükselirken ruhum izledi. Giysileri ve kaftanları beyaz ve simaları kristal kadar berrak kutsal meleklerin oğullarını alevli ateşi çiğnerken gördüm." (Enoch, s. 194, bölüm 71, 1)
"Arkasından göklere yükseltilen yükselirken Ruhum izledi, giysileri ve kaftanları beyaz", yine Hz. Mehdi'ye dikkat çekiyor. "Simaları kristal kadar berrak" tertemiz yani nurlu yüzleri diyor. "Kristal kadar berrak", Hz. Mehdi'nin ve talebelerinin yüzünü ifade ediyor, bakın "Kristal kadar berrak".
"Sonra Seraphim, Cherubim ve Ophanin onu sardılar. Bunlar, hiç uyumadan, O'nun Şan ile Şeref tahtını koruyanlardır." (Enoch, s. 196, bölüm 71, 7)
"Sonra Seraphim, Cherubim, Ophanin onu sardılar. Bunlar, hiç uyumadan onun şan ve şerefinin tahtını koruyanlardır." Peygamberimiz Mikail, Cebrail, Hz. Mehdi'yi korur diyor ya hadislerde:
"... Onun (Hz. Mehdi (as)'ın) yardımcıları Yemen ve Şam ehlinden olacaktır. Önlerinde Cebrail, arkalarında Mikail bulunacaktır..."(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 47)
"CEBRAİL, ONUN (Hz. Mehdi (as)'ın) ÖNÜNDE OLACAK, MİKAİL SAĞINDA VE İSRAFİL İSE SOLUNDAN GELECEKTİR.Ve korku bir aylık yoldan onun önünden, arkasından, sağından ve solundan ilerleyecek. (Allah'a) yakın melekler de onun hizasında olacaklar..." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 274)
"Allah onu (Hz. Mehdi (as)'ı), 3 bin melekle destekleyecektir." (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, sf.41)
Bakın, "bunlar hiç uyumadan onu sardılar" diyor, melekler hiç uyumaz. "Uyumadan, onun şan ve şerefinin tahtını koruyanlardır", yani sürekli Hz. Mehdi'yi koruyacaklar, diyor. Çok uzun anlatılmış, çok hayret verici açıklamalar bunlar
Enoch, İdris peygamberin kitabı diye biliniyor, Enoch 1 ve Enoch 2 şeklinde. Enoch 1 kitabının orijinal dili, Habeşistan'daki Aksum kralının resmi dili olan GE'EZ dilidir. Bu dil Sami harflerinin vokallerine göre farklılaştırılması şeklinde. İlk olarak İngiliz kaşif James Bruce tarafından Habeş manastırında keşfedilmiş, sonra bu iki yazar tarafından farklı zamanlarda çevirileri yapılmıştır. Tabii bu tam bir delil değil ama, 2000 yıllık bir eserde Hz. Mehdi'den bu şekilde detaylı bahsetmesi de çok hayret verici ve şaşırtıcıdır.
Fakat zaman geldiğinde, Ruhların Rabbi'nin doğruluğun yargısına iman edenler bu yargıyı inkar edip O'nun adını saygısızca ananlar için hazırladığı güç, ceza ve hüküm olacak. O gün, seçilmişler için bir ahit günü ve günahkarlar için bir sorgu günü olarak hazırlandı. (Enoch, s. 156, bölüm 57, 6)
"Fakat zaman geldiğinde, ruhların Rabbinin doğruluğun yargısına iman edenler bu yargıyı inkar edip, O'nun adını saygısızca ananlar için hazırladığı güç ve ceza ve hüküm olacak. O gün seçilmişler için bir ahit günü ve günahkarlar için bir sorgu günü olarak hazırlandı. " Hem kıyamete bakıyor hem de dünyada da Hz. Mehdi aleyhtarlarının hukukla etkisiz hale getirileceği belirtiliyor.
Böylece Rab; krallara, prenslere, soylulara ve dünyada ikamet edenlere emretti: "Eğer Seçilmiş Olan'ı idrak edebilirseniz, gözlerinizi açın ve borularınızı yükseltin." (Enoch, s. 166, bölüm 57, 1)
"Böylece Rab, krallara, prenslere, soylulara, dünyada ikamet edenlere emretti", yani dünya yöneticilerine emretti. Eğer "seçilmiş olanı" yani Hz. Mehdi'yi idrak edebilirseniz, "gözlerinizi açın", yani farkına varabilirseniz, gözlerinizi açın.
Onlardan bir kısmı diğer bir kısmına bakacak. Hayrete düşecekler ve yüzleri eğilecek. Bu Kadının Oğlu'nu, (O'nun) Şan ile Şeref'inin tahtında otururken gördüklerinde sıkıntı onları kaplayacak. (Enoch, s. 166, bölüm 57, 5)
"Onlardan bir kısmı, diğer bir kısmına bakacak, hayrete düşecekler ve yüzleri eğilecek." "Bir kadının oğlunu şan ve şerefinin tahtında otururken gördüklerinde", çünkü Hz. Mehdi'nin babası yok, annesi var, ona işaret ediyor. Bakın "Bir kadının oğlunu şan ve şerefinin tahtında otururken", yani İslam'ın tahtında otururken, yani Müslümanların manevi lideri olarak "tahtında otururken gördüklerinde, sıkıntı onları kaplayacak" diyor. Bunalacaklar diyor karşıtları.
"Onlardan bir kısmı, diğer bir kısmına bakacak, hayrete düşecekler ve yüzleri eğilecek", yani suratları kayacak diyor sıkıntıdan.
Sonra krallar, prensler ve bütün dünyaya sahip olanlar, O'nu, o saklı olanı, tüm her şeyin hakimi olarak kutsayacaklar; çünkü başlangıçtan beri insanın Oğlu gizli şekilde yaşıyordu. Ali Olan, onu kendi kudretinde saklamıştı ve seçilmişe açıklamıştı. (Enoch, s. 168, bölüm 57, 6-7)
"Sonra krallar prensler bütün dünyaya sahip olanlar O'nu -saklı olanı- tüm, her şeyin hakimi olarak kutsayacaklar", yani saklı, gizli olan Hz. Mehdi'yi, hepsi sonra kutsayacaklar diyor. Yani onun manevi liderliğini kabul edecekler diyor. "Çünkü başlangıçtan beri insanın oğlu gizli şekilde yaşıyordu", Hz. Mehdi gizliydi zaten diyor. Hep saklanıyordu diyor. "Ali olan, onu kendi kudretinde saklamıştı ve seçilmişe açıklamıştı", yani Hz. Mehdi'yi sadece seçkin talebelerine göstermişti diyor. Bediuzzaman da diyor ya; "mukarreb ve havası ve seçkinler onu imanın nuruyla tanır" (Mektubat, s. 60). Aynısı 2000 yıllık kitapta var. Hz. Mehdiye tuzak kuranların yargılanacağı söyleniyor. Allah, Mehdi'ye zulmedenlere bela verip, onları etkisiz kılacağını söylüyor.
O günlerde, dünyaya sahip olan krallar, O'nun gazabının meleklerince cezalandırılacak. O kısa bir süre dinlensin ve huzurunda günahlarını itiraf edip eğilerek Ruhların Rabbi'ne tapsınlar diye her neredelerse yakalanıp getirilecekler. (Enoch, s. 170, bölüm 63, 1)
"O günlerde dünyaya sahip olanlar O'nun gazabından meleklerince cezalandırılacak."
O, her saklı şeyi aydınlatacak. Senin kudretin nesilden nesledir. Ve Senin Şan ile Şeref 'in ebedidir. Senin sırların derindir ve sayısızdır ve Senin doğruluğun hesaplanmaz. (Enoch, s. 170, bölüm 63, 3)
"O, -yani Hz. Mehdi-, saklı her şeyi aydınlatacak." "Senin kudretin nesilden nesledir", Mehdi'nin nesli; Hz. Mehdi Peygamberimiz'in neslinden geliyor ya, Hz. İbrahim'in". Bakın "nesilden nesledir" diyor. "Ve Senin şan ve şerefin ebedidir. Senin sırların derindir ve sayısızdır ve senin doğruluğun hesaplanmaz."
Bunun ardından, Ruhların Rabbi ile yaşayan İnsanın Oğlu'nun adı, yeryüzünün sakinlerince yüceltildi. (Enoch, s. 194, bölüm 70, 1)
"Bunun ardından Ruhların Rabbiyle yaşayan insanoğlunun adı", yani Hz. Mehdi'nin adı, "yeryüzünün sakinlerince yüceltildi." Yani herkes Hz. Mehdi'den bahsedecek diyor, hadislerde de aynısı var:
"Mehdi zuhur eder, HERKES SADECE ONDAN (Hz. Mehdi (as)'dan) KONUŞUR, onun (Hz. Mehdi (as)'ın) sevgisini içer ve ONDAN (Hz. Mehdi (as)'dan) BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSETMEZLER." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 33)
"Bir münadinin semadan "Hak, Hz. Muhammed (sav) ehlindedir" şeklinde bağırmasından sonra, Hz. Mehdi (as)'ın sevgisi insanların kalplerine yerleşecek ve ONDAN ((Hz. Mehdi (as)'dan) BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSEDİLMEYECEKTİR." (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)
"Arkasından göklere yükselirken ruhum izledi. Giysileri ve kaftanları beyaz ve simaları kristal kadar berrak kutsal meleklerin oğullarını alevli ateşi çiğnerken gördüm." (Enoch, s. 194, bölüm 71, 1)
"Arkasından göklere yükseltilen yükselirken Ruhum izledi, giysileri ve kaftanları beyaz", yine Hz. Mehdi'ye dikkat çekiyor. "Simaları kristal kadar berrak" tertemiz yani nurlu yüzleri diyor. "Kristal kadar berrak", Hz. Mehdi'nin ve talebelerinin yüzünü ifade ediyor, bakın "Kristal kadar berrak".
"Sonra Seraphim, Cherubim ve Ophanin onu sardılar. Bunlar, hiç uyumadan, O'nun Şan ile Şeref tahtını koruyanlardır." (Enoch, s. 196, bölüm 71, 7)
"Sonra Seraphim, Cherubim, Ophanin onu sardılar. Bunlar, hiç uyumadan onun şan ve şerefinin tahtını koruyanlardır." Peygamberimiz Mikail, Cebrail, Hz. Mehdi'yi korur diyor ya hadislerde:
"... Onun (Hz. Mehdi (as)'ın) yardımcıları Yemen ve Şam ehlinden olacaktır. Önlerinde Cebrail, arkalarında Mikail bulunacaktır..."(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 47)
"CEBRAİL, ONUN (Hz. Mehdi (as)'ın) ÖNÜNDE OLACAK, MİKAİL SAĞINDA VE İSRAFİL İSE SOLUNDAN GELECEKTİR.Ve korku bir aylık yoldan onun önünden, arkasından, sağından ve solundan ilerleyecek. (Allah'a) yakın melekler de onun hizasında olacaklar..." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 274)
"Allah onu (Hz. Mehdi (as)'ı), 3 bin melekle destekleyecektir." (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, sf.41)
Bakın, "bunlar hiç uyumadan onu sardılar" diyor, melekler hiç uyumaz. "Uyumadan, onun şan ve şerefinin tahtını koruyanlardır", yani sürekli Hz. Mehdi'yi koruyacaklar, diyor. Çok uzun anlatılmış, çok hayret verici açıklamalar bunlar
Enoch, İdris peygamberin kitabı diye biliniyor, Enoch 1 ve Enoch 2 şeklinde. Enoch 1 kitabının orijinal dili, Habeşistan'daki Aksum kralının resmi dili olan GE'EZ dilidir. Bu dil Sami harflerinin vokallerine göre farklılaştırılması şeklinde. İlk olarak İngiliz kaşif James Bruce tarafından Habeş manastırında keşfedilmiş, sonra bu iki yazar tarafından farklı zamanlarda çevirileri yapılmıştır. Tabii bu tam bir delil değil ama, 2000 yıllık bir eserde Hz. Mehdi'den bu şekilde detaylı bahsetmesi de çok hayret verici ve şaşırtıcıdır.