Deccal'in Fitnesinden Korunmak İçin
Deccal’in Çıkması

Muhbiri Sadık (hep doğru haberler veren) olan, Allah’ın son nebisi ve Resulü, Hazreti Peygamber aleyhissalatu vesselâm Efendimizin haber verdiği kıyametin büyük alâmetlerinden birisi de Deccal’in çıkmasıdır.
Deccal, büyük bir fitne olup Allahu Zülcelâl ona akılları hayrete düşürecek şekilde manevi bir kuvvet verir. Bu kuvvetle istediği zaman buluttan yağmur yağdırır, istediği zaman da durdurur. Ölüyü diriltir, çöl olan yerlerde de ot bitirir.
Bütün bunlar, insanoğlu için hak ve batılı birbirine karıştıran, şaşırtıcı fitne ve imtihan vesileleridir. Onun yaptıklarına müminler aldanmazlar. Fakat kalplerinde şüphe bulunan kimseler ona aldanıp uyarlar. Allahu Zülcelâl’in koruduğu kimseler hariç, insanların birçoğu ona aldanacaktır.
Deccal hakkında varit olan hadisi şeriflerden bir kaçı şunlardır: “Nuh’dan sonra, hiçbir peygamber yoktur ki, kavmini deccal ile korkutmasın. Ben de sizi onunla korkuturum.” (Tirmizi)
Huzeyfe radıyallahu anh şöyle anlatmıştır: “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: ‘Deccal çıktığı vakit, beraberinde su ve ateş vardır. Ancak halkın ateş olarak gördüğü tatlı sudur; halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateştir. Sizden kim o güne ererse halkın ateş olarak gördüğüne düş(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatlı soğuk sudur.” (Buhârî, Müslim, Ebu Davud)
Bu hadis, Deccal’le ilgili haberlerin sembol ve teşbih ifade ettiğini, değerlendirmelerin izafî olduğunu anlatmakta daha açıktır. Çünkü Deccal, beraberinde ateş bulunduracak, fakat bunun ateş olması beşerî bir değerlendirmedir; insanlara göre ateştir, ilahî ölçülere göre ise o ateş değil, tatlı sudur. Resulullah’ı dinleyen mü’minlerin o ateşi tercih etmesi gerekir. Çünkü insanlar nazarında tatlı olan ‘su’ ise, Allah katında ateştir.
Deccal’in iki gözünün arasında ‘kâfir’ yazılıdır, okuma yazmayı bilen de bilmeyen de bunu okur. Deccal, Medine ve Mekke haricinde her beldeye ayak basacaktır. Çıkacak olan (öncü/küçük) Deccaller, sayıca otuzu bulacak, hepsi de Allah ve Resulü hakkında iftiralar düzerek küfre düşecektir.
Yalancı Deccaller çıkacak!
Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Otuz kadar yalancı deccaller çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlardan her biri Allah’ın elçisi olduğunu zanneder.” (Tirmizî, Ebu Davud)
Yukarıdaki hadisi şerifte görüldüğü gibi birçok hadisi şeriflerde, kıyamet alametlerinden olan birçok Deccalin ortaya çıkacağı zikredilmektedir. Yalnız son Deccal ile önceki Deccaller arasında fark şudur; son Deccal ilahlık davasında bulunacak, diğerleri ise peygamber olduklarını veya peygambere yakın bir şahsiyet olduklarını iddia edeceklerdir.
Kıyametin büyük alâmetlerinden olan Mesih Deccal hakkında Nevvas b. Sem’an radıyallahu anhdan rivayetle Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Beni, sizin hakkınızda en çok korku ve endişeye düşüren Deccal’dir. Eğer o, ben henüz sizin içinizde bulunurken meydana çıkarsa ben sizin önünüzde ona karşı durup sizi müdafaa eder ve ona hiçbir yardımcıya muhtaç olmadan, tek başıma ve delille galebe çalarım. Eğer ben içinizde yok iken çıkarsa o zaman her bir kişi bizzat kendi nefsini müdafaa etmek durumunda olacaktır.”
“Allah da her bir Müslüman üzerine benim halifemdir. Şüphesiz o (deccal) sevilmeyecek cinsten, gayet kıvırcık saçlı bir gençtir. Onun bir gözü (salkımından dışarı fırlamış iri bir üzüm tanesi gibi) dışarı fırlamıştır. Sizden her kim ona yetişirse hemen ona karşı Kehf Suresi’nin baş taraflarını okusun. O, Şam ile Irak arasında kayalıklardan çıkacaktır da sağ ve sol (her tarafta) tarafta en süratli bir şekilde şiddetle fesatlar çıkaracaktır. Ey Allah’ın kulları! Siz sebat ediniz.”
Sahabeler: “Ey Allah’ın Resulü! Onun yeryüzünde kalması ne kadar sürer?” Diye sordu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Kırk gün. Bir gün bir sene gibidir. Bir gün bir ay gibidir. Bir gün de bir Cuma (bir hafta) gibidir. Onun geri kalan günleri ise sizin günleriniz gibidir.”
Sahabeler: “Ey Allah’ın Resulü! Bir sene gibi uzun olan o gün içinde bize bir günün namazı kâfi gelir mi?” diye sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Hayır. Siz o uzun günde, ondan önceki günlerinizdeki her namaz vakti kadar zamanı takdir edin (öylece namazınızı kılın).”
Sahabeler tekrar: “Ey Allah’ın Resulü! Onun yeryüzündeki sürati ne kadardır? Diye sorunca, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Rüzgârın yöneltip sevk ettiği yağmur gibidir. Deccal bir kavmin üzerine gelir ve onları davet eder. Onlar da ona iman edip kendisine uyarlar. Müteakiben o, göğe emreder, gök yağmur yağdırır, yere emreder de o da her türlü bitkiyi bitirir.” (Müslim)
Deccalin fitnesinden nasıl korunabiliriz?
Deccal, Hz. Mehdi aleyhisselam zamanında çıkacak ve Hz. İsa aleyhisselam tarafından öldürülecektir.
Kim, Deccal’in bu saydığımız fitnelerinden kurtulmak istiyorsa günahlardan kaçınıp Allahu Zülcelâl’i razı edecek salih ameller yapmalı ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin tavsiye buyurduğu gibi, Kehf Suresi’nin başından (ya da sonundan) on ayet ezberleyip okumalıdır.
Nitekim, Ebu’d-Derda radıyallahu anhudan rivayetle, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, hadisi şerifte şöyle buyurmuştur: “Kim Kehf Sûresi’nin başından (bir rivayette de sonundan) on ayet ezberlerse Mesih Deccal’in şerrinden emin olur.” (Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî)
Bu surenin, okuyanı Deccal fitnesinden koruyacağı meselesinde âlimler “Bu sureyi anlayarak, düşünerek, kavrayarak okuyanların, Deccal’a karşı intibaha (uyanışa) gelip fitnesine düşmekten kendilerini koruyacağını” beyan etmişlerdir. Hadis kaynaklarından, Kurtubî ve Nevevi böyle söylemekte müttefiktirler.
Kaynak: Seyda Muhammed Konyevî; “Ölüm ve Kıyamet”, Reyhanî Yayınları.

Muhbiri Sadık (hep doğru haberler veren) olan, Allah’ın son nebisi ve Resulü, Hazreti Peygamber aleyhissalatu vesselâm Efendimizin haber verdiği kıyametin büyük alâmetlerinden birisi de Deccal’in çıkmasıdır.
Deccal, büyük bir fitne olup Allahu Zülcelâl ona akılları hayrete düşürecek şekilde manevi bir kuvvet verir. Bu kuvvetle istediği zaman buluttan yağmur yağdırır, istediği zaman da durdurur. Ölüyü diriltir, çöl olan yerlerde de ot bitirir.
Bütün bunlar, insanoğlu için hak ve batılı birbirine karıştıran, şaşırtıcı fitne ve imtihan vesileleridir. Onun yaptıklarına müminler aldanmazlar. Fakat kalplerinde şüphe bulunan kimseler ona aldanıp uyarlar. Allahu Zülcelâl’in koruduğu kimseler hariç, insanların birçoğu ona aldanacaktır.
Deccal hakkında varit olan hadisi şeriflerden bir kaçı şunlardır: “Nuh’dan sonra, hiçbir peygamber yoktur ki, kavmini deccal ile korkutmasın. Ben de sizi onunla korkuturum.” (Tirmizi)
Huzeyfe radıyallahu anh şöyle anlatmıştır: “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: ‘Deccal çıktığı vakit, beraberinde su ve ateş vardır. Ancak halkın ateş olarak gördüğü tatlı sudur; halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateştir. Sizden kim o güne ererse halkın ateş olarak gördüğüne düş(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatlı soğuk sudur.” (Buhârî, Müslim, Ebu Davud)
Bu hadis, Deccal’le ilgili haberlerin sembol ve teşbih ifade ettiğini, değerlendirmelerin izafî olduğunu anlatmakta daha açıktır. Çünkü Deccal, beraberinde ateş bulunduracak, fakat bunun ateş olması beşerî bir değerlendirmedir; insanlara göre ateştir, ilahî ölçülere göre ise o ateş değil, tatlı sudur. Resulullah’ı dinleyen mü’minlerin o ateşi tercih etmesi gerekir. Çünkü insanlar nazarında tatlı olan ‘su’ ise, Allah katında ateştir.
Deccal’in iki gözünün arasında ‘kâfir’ yazılıdır, okuma yazmayı bilen de bilmeyen de bunu okur. Deccal, Medine ve Mekke haricinde her beldeye ayak basacaktır. Çıkacak olan (öncü/küçük) Deccaller, sayıca otuzu bulacak, hepsi de Allah ve Resulü hakkında iftiralar düzerek küfre düşecektir.
Yalancı Deccaller çıkacak!
Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Otuz kadar yalancı deccaller çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlardan her biri Allah’ın elçisi olduğunu zanneder.” (Tirmizî, Ebu Davud)
Yukarıdaki hadisi şerifte görüldüğü gibi birçok hadisi şeriflerde, kıyamet alametlerinden olan birçok Deccalin ortaya çıkacağı zikredilmektedir. Yalnız son Deccal ile önceki Deccaller arasında fark şudur; son Deccal ilahlık davasında bulunacak, diğerleri ise peygamber olduklarını veya peygambere yakın bir şahsiyet olduklarını iddia edeceklerdir.
Kıyametin büyük alâmetlerinden olan Mesih Deccal hakkında Nevvas b. Sem’an radıyallahu anhdan rivayetle Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Beni, sizin hakkınızda en çok korku ve endişeye düşüren Deccal’dir. Eğer o, ben henüz sizin içinizde bulunurken meydana çıkarsa ben sizin önünüzde ona karşı durup sizi müdafaa eder ve ona hiçbir yardımcıya muhtaç olmadan, tek başıma ve delille galebe çalarım. Eğer ben içinizde yok iken çıkarsa o zaman her bir kişi bizzat kendi nefsini müdafaa etmek durumunda olacaktır.”
“Allah da her bir Müslüman üzerine benim halifemdir. Şüphesiz o (deccal) sevilmeyecek cinsten, gayet kıvırcık saçlı bir gençtir. Onun bir gözü (salkımından dışarı fırlamış iri bir üzüm tanesi gibi) dışarı fırlamıştır. Sizden her kim ona yetişirse hemen ona karşı Kehf Suresi’nin baş taraflarını okusun. O, Şam ile Irak arasında kayalıklardan çıkacaktır da sağ ve sol (her tarafta) tarafta en süratli bir şekilde şiddetle fesatlar çıkaracaktır. Ey Allah’ın kulları! Siz sebat ediniz.”
Sahabeler: “Ey Allah’ın Resulü! Onun yeryüzünde kalması ne kadar sürer?” Diye sordu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Kırk gün. Bir gün bir sene gibidir. Bir gün bir ay gibidir. Bir gün de bir Cuma (bir hafta) gibidir. Onun geri kalan günleri ise sizin günleriniz gibidir.”
Sahabeler: “Ey Allah’ın Resulü! Bir sene gibi uzun olan o gün içinde bize bir günün namazı kâfi gelir mi?” diye sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Hayır. Siz o uzun günde, ondan önceki günlerinizdeki her namaz vakti kadar zamanı takdir edin (öylece namazınızı kılın).”
Sahabeler tekrar: “Ey Allah’ın Resulü! Onun yeryüzündeki sürati ne kadardır? Diye sorunca, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Rüzgârın yöneltip sevk ettiği yağmur gibidir. Deccal bir kavmin üzerine gelir ve onları davet eder. Onlar da ona iman edip kendisine uyarlar. Müteakiben o, göğe emreder, gök yağmur yağdırır, yere emreder de o da her türlü bitkiyi bitirir.” (Müslim)
Deccalin fitnesinden nasıl korunabiliriz?
Deccal, Hz. Mehdi aleyhisselam zamanında çıkacak ve Hz. İsa aleyhisselam tarafından öldürülecektir.
Kim, Deccal’in bu saydığımız fitnelerinden kurtulmak istiyorsa günahlardan kaçınıp Allahu Zülcelâl’i razı edecek salih ameller yapmalı ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin tavsiye buyurduğu gibi, Kehf Suresi’nin başından (ya da sonundan) on ayet ezberleyip okumalıdır.
Nitekim, Ebu’d-Derda radıyallahu anhudan rivayetle, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, hadisi şerifte şöyle buyurmuştur: “Kim Kehf Sûresi’nin başından (bir rivayette de sonundan) on ayet ezberlerse Mesih Deccal’in şerrinden emin olur.” (Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî)
Bu surenin, okuyanı Deccal fitnesinden koruyacağı meselesinde âlimler “Bu sureyi anlayarak, düşünerek, kavrayarak okuyanların, Deccal’a karşı intibaha (uyanışa) gelip fitnesine düşmekten kendilerini koruyacağını” beyan etmişlerdir. Hadis kaynaklarından, Kurtubî ve Nevevi böyle söylemekte müttefiktirler.
Kaynak: Seyda Muhammed Konyevî; “Ölüm ve Kıyamet”, Reyhanî Yayınları.