Bilad’üş-Şam Hakkında Hadisi Şerifler
Hadisi şeriflerle Bilad’üş-Şam
Gerek halkın talepleri gerek uluslararası toplumun takındığı tavır açısından ayaklanmaların yaşandığı diğer ülkelerden farklılığı ile temayüz eden bu belde hakkında Rasulüllah (s.a.v.)’in hadisi şeriflerini yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istedim. Rasulüllah (s.a.v.) Bilad’üş-Şam hakkında beyan buyurduğu hadisi şeriflerinden bazıları:
Zeyd İbni Sabit (r.a.) anlatıyor: Bir gün Resûlullah (s.a.v.)’in yanında idik. Parçalar üzerinde Kur'ân (ayetlerini) tanzim ediyorduk. Aleyhissalatu vesselam:
"Şam'a ne mutlu!" buyurdular. Ben: "Bu mutluluk nereden geliyor ey Allah'ın Resûlü?" diye sordum.
"Çünkü, buyurdular, (Rahman'ın) melekleri onun üzerine kanatlarını geriyorlar!" (Tirmizi)
İbni Abbas (r.a.) Rasulüllah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Batı tarafından gelen fitne, doğu tarafından gelen bir fitne ile karşılaşınca Şam’ın ortasında toplanın. O gün yerin altı üstünden daha hayırlıdır” (Râmûz el-hâdîs)
Hüzeym İbni Fatik (r.a.) Allah Rasulü (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir. “Şam ehli Allah’ın yeryüzündeki kamçısıdır. Kullarından dilediğinden onlar vasıtası ile intikam alır. Onların münafıklarının, müminler üzerine galip gelmelerinin imkânları yoktur. Onlar ancak hem öfke, gam, ve hüzün içinde ölürler.” (Râmûz el-hâdîs)
İbnu Havâle (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Bu iş, sizin bir kısım toplu gruplara ayrılmanıza neden olacak: Şam'da bir grup, Yemen'de bir grup, Irak'ta bir grup!" Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim. O güne erdiğim takdirde (bunlardan en hayırlısı hangisi ise şimdiden) bana seçiverin!" dedim.
"Öyleyse dedi, sana Şam'ı tavsiye ederim! Çünkü orası, Allah'ın, arzında mümtaz kıldığı yerdir. Allah kulları arasında seçkin olanları oraya tahsis eder. Ancak (oraya gitmekten) imtina ederseniz, size Yemen'inizi tavsiye eder, (oradaki) havuzlarınızdan için derim. Zira Allah, Şam ve ahalisini (fitnelerden koruma hususunda) bana garanti verdi." (Ebu Davud)
Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Altımdan minderim çekildi; gözlerim o minderimi izledi, baktım ki Şam'a doğru yönelen bir nura dönüştü. Şunu iyi bilin ki, fitneler çıktığında iman Şam'da olacaktır. " (Fezail’ü-Şam/Albani)
Muaviye b“Şam halkı bozulunca sizde hayır yoktur(İbn Mâce)
Seleme İbnu Nüfeyl el-Kindî (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.)buyurdular ki:
"Ümmetimden bir grup, hak yolunda mücadeleye (hiç ara vermeden) devam edecek, Allah da, onlar(la mücâdele sebebi) ile bazı kavimlerin kalplerini saptıracak ve bunlardan (alınanlarla) onların rızkını sağlayacaktır, bu hal kıyamet gününe, Allah'ın va'dinin gelme anına kadar devam edecektir... Mü'minlerin (fitne sırasında emniyette olacakları) asıl yerleri Şam'dır." [Nesâî)
Şam’ın önemi hakkında Hz. Muhammed (S.A.V)’in hadisleri
1-Zeyd bin Sabit (r.a) şöyle rivayet etmiştir:
“Rasulullah (s.a.v)’ın yanında otururken bir gün:
-Ne mutlu Şam’a! Ne mutlu Şam’a! buyurdu. Ben:
-Şam’ın durumu nedir? Diye sordum. Rasulullah (s.a.v) da:
-Melekler kanatlarını Şam’ın üzerine germişlerdir, buyurdu.
(Tirmizi’nin rivayeti esas alınmştır. Ahmed, İbni Hibban, Hakim, Abdurrezzak)
2-Ebu Derda (r.a) şöyle rivayet etmiştir; Rasulullah (s.a.v):
-Muhakkak ki sizler (ilerde) ordular bulacaksınız. Bir ordu Şam’da, (bir ordu) Mısır’da, (bir ordu) Irak’ta ve (bir ordu) Yemen’de, buyurdu. Ashab:
-Ey Allah’ın Rasulü! Bizim için tercih et (hangisine katılalım)? Dediler. Rasulullah (s.a.v) da:
-Şam ordusuna katılın, buyurdu. Ashab bu defa:
-Ey Allah’ın Rasulü! Biz koyun sürüleri olan kimseleriz. Şam’a gitmeye güç yetiremeyiz, dediler. Rasulullah (s.a.v) da:
-Şam ordusuna katılmaya güç yetiremeyen kimse Yemen ordusuna katılsın. Şüphesiz Allah Şam’a (ve ehline) benim için kefil olmuştur, buyurdu.
(Heysemi’nin rivayeti esas alınmıştır. Ebu Davud, Ahmed, İbni Hibban, Hakim, Taberani)
3-Abdullah bin Amr bin el-Âs (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Kitabın direğinin yastığımın altından çekildiğini görür gibi oldum. Gözümle onu takip edince onun yükselen bir nur olduğunu, onun Şam’a bırakıldığını gördüm. Dikkat edin şüphesiz iman –fitneler meydana geleceğinde- Şam’da olacaktır.”
(Hakim’in rivayeti esas alınmıştır. Taberani)
4-“Şam helak olduğunda artık ümmetimde hayır kalmamış demektir. Ümmetimden bir taife (kıyamet gününe kadar) hak üzere Deccal’le savaşmaya devam edecektir.”
(Hadise kaynaklarda rastlayamadım. Elbani bu lafız için, zayıf demiştir.)
5-Ebu Hureyre (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Allah’ın emri (kıyamet) gelinceye kadar bu ümmet, her nereye yönelseler galip gelmeye devam edeceklerdir. İnsanlardan onları yardımsız bırakanlar onlara zarar veremezler. Onları çoğu; Şam halkıdır.”
(Kenzu’l-Ummal ve İbni Asakir’de geçmiş. Zayıf bir hadis.)
6-İbni Abbas (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (s.a.v):
-Allah’ım! Sa’ımıza ve müddümüze bereket ver/mübarek kıl. Mekke’mize ve Medine’mize bereket ver/mübarek kıl. Şam’ımıza ve Yemen’imize bereket ver/mübarek kıl, diye dua etti. Toplulukta bulunan bir adam:
-Ey Allah’ın Peygamberi! Irak’ımıza da (dua et), dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v):
-Şeytanın boynuzu orada ortaya çıkacak ve fitne orada yayılacaktır, buyurdu.
(Taberani’nin rivayeti esas alınmıştır. Şam’a bereket duası farklı varyantlarıyla Buhari, Tirmizi, Ahmed, İbni Hibban ve diğerlerinde geçmiştir.)
7-Abdullah bin Havale el-Ezdi (r.a), Rasulullah (s.a.v)’a:
-Ey Allah’ın Rasulü! Kalmam için bana bir belde/şehir söyle. Eğer senin ölmeyeceğini bilsem, hiçbir şeyi senin yakınında olmaya tercih etmezdim, dedi. Rasulullah (s.a.v) da:
-Şam’a git, buyurdu. (Abdullah der ki) Şam’ı sevmediğimi görünce Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
-Allah’ın Şam hakkında ne buyurduğunu biliyor musun? Şüphesiz Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyuruyor: “Ey Şam! Sen benim şehirler arasında seçkin kıldığımsın! Kullarımın hayırlılarını sana girdiririm.” Şüphesiz Allah benim için Şam ve ehline kefil olmuştur.
(Heysemi’nin rivayeti esas alınmıştır.)
8-Abdullah bin Amr, babasından (r.a) şöyle rivayet etmiştir. Rasulullah (s.a.v):
-Kıyametten önce Hadramevt’ten veya Hadramevt tarafından bir ateş çıkacak ve insanları etrafında toplayacaktır. Ashab:
-Ey Allah’ın Rasulü! (O zaman) bize ne yapmamızı emredersin? Diye sordular. Rasulullah (s.a.v) da:
-Şam’a gidin, buyurdu.
(Tirmizi’nin rivayet esas alınmıştır. Müslim, Ahmed, İbni Hibban, Abdurrezzak, Ebu Ya’la)
9-Nevvas bin Sem’an (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“…Meryem oğlu İsa, Dımeşk’in (Şam) doğusunda bulunan beyaz minarenin yanına inecektir..”
(Ebu Davud’un rivayeti esas alınmıştır. Müslim, İbni Mace, Nesai, Ahmed, Hakim, İbni Hibban)
10-Ebu Hureyre (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (s.a.v)’ın şöyle buyurduğunu işittim:
“Savaşlar ve kargaşalar ortaya çıktığında, Dımeşk’te mevaliden bir birlik çıkacaktır. Onların atları Arapların en asil atları, silahları da en iyi silahları olacaktır. Allah onlarla dinini destekleyecektir.”
(Hakim’in rivayeti esas alınmıştır. İbni Mace’de “Dımeşk’te” ifadesi geçmeksizin hadis zikredilmiştir.)
11-Avf bin Malik el-Eşcai’nin şöyle dediğini işittim:
Tebük gazvesinde Rasulullah (s.a.v)’ın yanına geldim. Kendisi deriden bir çadır içindeydi. Bana:
-Ey Avf! Kıyametten önce şu altı şeyi say: Benim ölümüm, sonra Beyt-i Makdis’in fethi, sonra koyunların ani ölümlerine sebep olan bir hastalık gibi aranızda hızla yayılan ölümler, sonra aranızda malın –birinize yüz dinar verilse öfkeleneceği kadar- çoğalması, sonra Arapların evlerinden girmedik hiçbir ev bırakmayan bir fitne, sonra sizlerle sarı oğulları arasında yapılacak ve onlar tarafından (her bir sancak altında) on iki bin kişinin bulunacağı seksen sancak altında üzerinize gelip bozacakları bir antlaşma, buyurdu.
(Hakim’in rivayeti esas alınmıştır. Ahmed, Taberani)
12-Sad bin Ebi Vakkas (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Ğarb ehli kıyamet gününe kadar hak üzere üstün gelmeye devam edecektir.”
İmam Ahmed ve İbni Teymiye, ğarb ehlinin Şam ehli olduğunu söylemiştir.
(Müslim’in rivayeti esas alınmıştır.)
13-Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Mü’minler yurdunun merkezi, Şam’dadır.”
(Taberani)
14-“Şam halkı, Allah’ın yeryüzündeki kamçısıdır. Allah, onlar vasıtasıyla dilediği kimselerden dilediği şekilde intikam alır. Şam münafıklarının, Şam mü’minlerine üstün gelmesi haramdır. Onlar (münafıklar) ancak dert, öfke ve keder içinde ölürler.”
(Ahmed’in rivayeti esas alınmıştır. Hadis mevkuftur. Taberani)