Ebu’l-Meani Muhammed b. Abdullah es-Siracuddin er-Rufai ve Hz.Mehdi Hakkında
Ebu’l-Meanî, Muhammed b. Abdullah es-Siracuddin er-Rufaî (h. 885)
Rufaî soyunun ileri gelenlerinin hepsi, Ehl-i Sünnet’in meşhur âlim ve âriflerinden olup tarikat silsileleri Rufai diye bilinmektedir. Günümüze kadar bu soyun ileri gelenleri hâlâ Ehl-i Sünnet’tendir.
O, “Sihahu’l-Ehbar fi Niseni’s-Sâdati’l-Fâtimiyyeti’l-Ehyar” adlı kitabında Onuncu İmam hakkında şöyle yazıyor: “İmam Ali el-Hâdi b. İmam Muhammed Cevad’ın (aleyhi’s-selâm), lakabı Nakî, Âlim, Fakih, Emir, Delil, Askerî ve Necib’dir. O Hicret’in 212’sinde Medine’de dünyaya geldi ve Abbasî halifesi el-Mutezz döneminde 254 yılında şehid edildi. O’nun, İmam Hasan Askerî, Hüseyin, Muhammed, Ca’fer ve Aişe isimlerinde beş oğlu vardı. İmam Hasan Askerî, kendisinden geriye, mahzen sahibi Allah’ın velisi Hüccet-i Muntazar İmam Muhammedi’l-Mehdi (aleyhi’s- selâm) bıraktı,”
Adı geçen kitabın başka bir yerinde ise imametten bahsederken şöyle diyor;
“Ehl-i Beyt imamlarının ârifleri şöyle nakletmişlerdir: İmam Hüseyin (aleyhi’s-selâm) mânevi hilafet ve toplumun imametinin kendi soyundan geleceğini anlayınca bu büyük nimete kavuşmak için sevindi ve canını Allah yolunda feda etti. Allah Teâlâ da ona minnet bırakarak yüce imamet makamını onun evlatlarına emanet bıraktı ve onu tertemiz soyundan olan Hüccet-i Muntazar İmam Mehdi (aleyhiVselâm) ile bitirdi.”[1]
[1] Keşfıv l-Estâr, s. 216
Rufaî soyunun ileri gelenlerinin hepsi, Ehl-i Sünnet’in meşhur âlim ve âriflerinden olup tarikat silsileleri Rufai diye bilinmektedir. Günümüze kadar bu soyun ileri gelenleri hâlâ Ehl-i Sünnet’tendir.
O, “Sihahu’l-Ehbar fi Niseni’s-Sâdati’l-Fâtimiyyeti’l-Ehyar” adlı kitabında Onuncu İmam hakkında şöyle yazıyor: “İmam Ali el-Hâdi b. İmam Muhammed Cevad’ın (aleyhi’s-selâm), lakabı Nakî, Âlim, Fakih, Emir, Delil, Askerî ve Necib’dir. O Hicret’in 212’sinde Medine’de dünyaya geldi ve Abbasî halifesi el-Mutezz döneminde 254 yılında şehid edildi. O’nun, İmam Hasan Askerî, Hüseyin, Muhammed, Ca’fer ve Aişe isimlerinde beş oğlu vardı. İmam Hasan Askerî, kendisinden geriye, mahzen sahibi Allah’ın velisi Hüccet-i Muntazar İmam Muhammedi’l-Mehdi (aleyhi’s- selâm) bıraktı,”
Adı geçen kitabın başka bir yerinde ise imametten bahsederken şöyle diyor;
“Ehl-i Beyt imamlarının ârifleri şöyle nakletmişlerdir: İmam Hüseyin (aleyhi’s-selâm) mânevi hilafet ve toplumun imametinin kendi soyundan geleceğini anlayınca bu büyük nimete kavuşmak için sevindi ve canını Allah yolunda feda etti. Allah Teâlâ da ona minnet bırakarak yüce imamet makamını onun evlatlarına emanet bıraktı ve onu tertemiz soyundan olan Hüccet-i Muntazar İmam Mehdi (aleyhiVselâm) ile bitirdi.”[1]
[1] Keşfıv l-Estâr, s. 216